2 Ağustos 2009 Pazar

Aydinlanma İle Değil, Tütünümün Közüyle Aydınlan (Afiş)

55 yorum:

  1. Bu biraz anarşizmin zorlaması olmuş sanki. Hangi marka sigara kullanıyorsunuz? Çelişkiyi fark ettiniz mi?

    Kaldı ki bedenimiz bizimse, tüttürülen dumandan boğulan sigara içmeyen bedenlerin de yaşama hakkı yok mu?

    YanıtlaSil
  2. Buraya kadar buyuk bir zevkle takip ettigim icmihrak burda kendini bozmustur. Baska bir insana zarar vermenin ozgurlugu olamaz. Anarsist bir toplumda sucun islenmesini onleyen mekanizma ne ise, sigara icilmesini onleyen mekanizma ayni olacaktir cunku ozunde bu iki eylem birbirinden farkli degildir. Sigara ozgurluguymus. Sacmaligin ta kendisi desek?

    Ic mihrak'in gun gelip de tutun trostlerinin ekmegine yag surecegi kimin aklina gelirdi?

    YanıtlaSil
  3. Küçük bir açıklama:

    1. tütün sadece tröstlerce üretilmez.

    2. orada sigara değil, tütün ürünleri yazıyor; bu akla gelecek her tütün ürünü olabilir.

    3. evet, tütün içebilmek bir özgürlük sorunudur, tıpkı alkol kullanabilmek gibi. içinde sigara içilebileceği kabul edilmiş ve herkese duyurulmuş bir mekanda tütün içilmesi, başkasının özgürlüğünü kısıtlamak anlamına gelmez. tütünden ölesiye korkan kişiler o mekana girmeme özgürlüğüne sahiptirler.

    iç-mihrak

    YanıtlaSil
  4. ben de kucuk aciklamalarla cevap vereyim:

    1. tutun sadece trostlerce uretilmese de pastadan en cok kazanan trostlerdir. dolayisiyla afis calismanizin da tutun ozgurlugu konusunda bir katkisi varsa en buyuk payi da tutun trosleri alir. dogru mu?

    2. orada tutun urunleri yazmasi, sigarayi icerdigi anlamina gelir. dolayisiyla sadece sigara temelli elestiri yapmakta hicbir problem goremiyorum. ki bu calismanin da itekleyici gucu sanirim son zamanlarda tartisma konusu olan sigara yasagidir.

    3. tutun / alkol, bunlar ozgurluktur. ama benim asiri derece sarhos olup etrafi rahatsiz etme hakkim yoksa, yandaki adamin sigara icip dumanini yuzume ufleme hakki yoktur. dolayisiyla sigara icilen mekanlarda asil ozgurluk problemi sigara icenler tarafindan yaratilmaktadir. surasi onemli altini ciziyorum: sigara icen bir insan ile sigara icmeyen bir insan ayni mekanda ise rahatsiz olan HER TURLU sigara icmeyendir. dolayisiyla olaya ozgurlukler acisindan bakildiginda sigara icenin dislanmasi dogaldir. cogu zaman suratima duman ufleyerek 3 kurusluk zevkimin icine eden bu insanlari sopayla kovalamak istiyorum.

    sizin ucuncu maddenizdeki yorumunuz ise "basortululer iran'a gitmekte ozgurler" tadinda bir sey olmus. ona da ayrica uzuldum. argumanlar degisirken, yaklasimlarin degismemesi gerekirdi oysa.

    Dr. Cropper nickli yorumun sahibi

    YanıtlaSil
  5. ben de bu çalışmanın, yaygınlaşmaması gerektiğini düşünenlerdenim.

    Çünkü, neyse ne, doğamız bizim ve doğalında sigara dumanları bu kadar yoğun değil.

    Bu anlamda, sigara tüketimini körükleyen bir afiş, yapılmamış olsa daha güzel olurmuş.

    Yapanın ruh halini anlamak da zor değil. Yasaklar bir yandan, başağrısı, sigarasızlık.. bu afiş patlama noktası olmuş...

    YanıtlaSil
  6. İlkin, benim bildiğim kadarıyla, doğrudan akli baliğ (ya da 'cezai ehliyet sahibi' desek belki daha doğru olur) birey sorumluluğu alanı içinde sınırlanmış tütün tüketimini yasaklayan bir kanun ne türkiye ne de dünya'da yürürlükte bulunuyor. 'Kendine Kullanıcı'nın, bedensel özgürlüğe bir halel yok ki, 'bedenim benim' gibi bir sloganla açılış yapılsın? Tütün ürünleri şemsiyesi altındaki tüm ürünlerin verdiği zarara rağmen diğer psikoaktif içeren maddeler arasındaki ayrıcalıklı konumu göz önünde bulundurulduğunda, 'beden mülkiyeti/sorumluluğu' şerhi ile gündemdeki hadiseye celallenmek pek akil ve makul olmamış. (Gündem dışı olarak da, herhangi bir iktidara sahip olmayan Ubeyd Korbey ve şurekası dışında muarızlara çatmaktan öteye gidemeyecek. İç Mihrak'ın Ubeyd'i mesele yaptığını, yapacağını sanmıyorum.)

    *devam edecek*

    YanıtlaSil
  7. Slogan satırı müteakip açıklama satırı ile okunduğunda ise hepten manasız oluyor. Asıl 'meşru kaygı' yeni çıkan yasa sonucu mağdur olan ayırtım gücüne sahip tütün kullanıcılarına yönelik karşılıklı ve fiili mutabakata dayalı kamusal alan oluşturulmasına izin verilmemesi ise, —ki bence öyle—, beden mülkiyeti vurgulu slogan iyice hedefi zıtıyor. Mesele beden mülkiyeti değil, kamuya açık özel ve tüzel mülkiyet alanlarda tütün ürünleri kullanımının -düzenlenmesi- ile alakalı gibi görünüyor. (ki bu düzenleme yönelik çağrı'nın da anarşist diskur ile ne kadar bağdaştığını sorgulamak lazım. Devlet aygıtını yönlendirme kaygılı sivil toplumcu çizgiye mi geçiliyor?)

    Herkes'in bedeninin sorumluluğunu alması ise tütün ürünlerinden bağımsız olarak netameli, ama tütün ürünü bağlamında irdeleyelim. İlkin tütün kullanımının zararlarının kullanıcı olmak durumunda kalan herkes tarafından yargıya izin verecek ölçüde bilinmesi ve bu yargının kontrol edilebilirliği problemli. Diyelim ki, 'Bedensel sorumluluk' sadece 'ayırtım gücüne sahip bilinçli kullanıcı' için geçerli olsun, 'pasif kullanıcı'lığın da bilinçli kullanıcı ile müşterek alanda olası zarar'dan haberdar olma sorumluluğu, 'bilinçli kendine kullanıcı' olmadığı halde, 'bilinçli kendine kullanıcı'ymışçasına, beklenmiyor mu? Tütün ürünlerinden ölesiye korkan birileri kadar ölesiye korkulacak bir mesele olduğunu bilen ve bilmek zorunda olduğu kabul edilecek birilerinin kesin mevcudiyetini de -mevcut tabloda- varsaymış olmuyor muyuz?

    *devam ediyor*

    YanıtlaSil
  8. Kendisine tütün tüketimini dava yapmış birisinin yargısında etken olan bilgi ile, konuya kendi sorumluluk alanı içinde olan bedenine doğrudan dokunan etkilerine rağmen dolaylı duruşu sebebiyle sınırlı bilgiye sahip bir pasif içicinin-kullanıcının denk sorumluluk işlemine tabi tutulması hakkaniyetli oluyor mu? Eğer ki dolaylı zararlar'a dair 'bilinç'i eylem sorumluluğunu gayrikabil i rücu bir şekilde varoluşsal bir dayatma ile varsayılan otonom birey'e yükleyeceksek benim anladığım kolektivist sol anarşiden çıkıp randroid bir sağ libertaryanlığa doğru kaykılma yaşanıyor olmuyor mu? (ağır itham oldu, örnekleyelim: işlenmiş bir gıda ürününün işlenmesi sırasında dahil edilen maddelerin üretiminde ortaya çıkabilecek 'olası zarar'larının araştırılmaması, 'kullanıcı-tüketici'nin bu maddelerin zararlarını arama yükümlülüğünde olmasına denk bir durum oluşuyor. Mevcut kapitalist düzenlemede Tüketici doğrudan üründen değil, ürüne katılan dolaylı maddeden alınabilecek zararları tek tek araştırmak durumunda değildir; Üretici de dahil ettiği ürünlerin zararı ispatlanana kadar kullanılabildiğini bildiği için 'zararlara yönelik araştırma yapmak' mecburiyetinde değildir. Bedenine sahip çıkan, bu anlamda olası zararları araştırmadığı için sorumluluğundan feragat etmiş, her türlü olumsuzluğu da kabul ederek tüketmiş olur, işlenmiş gıdalardan korkan da içine ne katıldığını bilmediği ürünü almaz olur biter' demekle otonom bireycilik dayatması merkezinde işlevsel olarak benzeşiyor.) . İç mihrak'ın -benim takip ettiğim kadarıyla- gündemi de, mesajı da bu değil.

    *bitti bitiyor*

    YanıtlaSil
  9. Yanisi, 'herkes'in kendi bedeninin sorumluluğunu almakla yükümlenmesi idealist bir normatifliğe çark etmek oluyor. Herkes kendi başının çaresine baksıncıysak, herkesin herşeyden aynı seviye ve derecede haberdar olması gerekliliğine vurgu yapmış oluyoruz. Bunu kendini aşkın ve önceleyen hakim ideoloji ve baskılama cenderesinde kalmış yığın toplumundaki 'herkes'e söyleyince bir tuhaf oluyor. Bu anlamda ben de poster'in irdelediği konuyu sağlıklı bir şekilde kapsayan, tutarlı bir mesaj verdiğinden şüpheliyim. Aceleye gelmiş olduğu ihtimali üzerinde duruyor, daha elle tutulur, daha diğerleri gibi bir çalışma bekliyorum.

    YanıtlaSil
  10. Seçimlerimizin özgürce gerçekleşmediği, doğal olanla yapay olan arasındaki ayrımın çok bulanık olduğu bir toplum içinde, tütün ürünlerini içmenin kendisini sorgulasaydınız daha başarılı olurdu. Acaba gerçekten tütün ürünleri içmek bizim seçimimiz mi? Tıpkı moda haline gelmiş pahalı bir ürünü satın alınca hoşnutluk duygusuna kapılan ve bunun kendi 'özgür seçimi' olduğuna inanan insancıklar gibi.

    netame

    YanıtlaSil
  11. Türkiye gibi kimsenin kimsenin hakkına saygı göstermediği , empati yapma yeteneği olmayan , taksi sürücüsünden tutun otobüs,minibüs gibi toplu taşıma araçlarında dahi sigara içmekte sakınca görmeyen bakış açısı dar , niyeti ve huyu kötü insanların çoğunlukta olduğu bir toplumdan oluşan bir memlekette ,bence medenileşme yolunda atılmış ve insanların birbrilerinin haklarına "saygı" göstermesini öğrenmelerini sağlayabilecek kusursuz bir adım şu anda yürürlükte olan sigara yasağı . Benim devletim beni , tercihini sigara dumanıyla kendini zehirlememeyi tercih eden diğer vatandaşları gibi , sokakta yürürken içine gireceğim herhangi bir mekandaki havada uçuşan zehirli sigara dumanından korumakla yükümlü . Kapıya koyulacak bir uyarı yazısı benim o yerde zehirlenme kaderine terketmekte yeterli olmamalı .Ben orada keyfi nedenler dışında mecburiyetten bulunmak durumunda olabilirim . Bir topluluk içinde yaşamanın temel kuralı o toplumda yaşayan bireylerin yaptıkları ya da yapmadıkları işlerle diğer insanların sağlığını bozmaya yetkisi olmadığı kuralına dayanır .
    Yukarıdaki afiş tamamen anlamsız ve konuyla alakasız , sadece aklı ve mantığı sağlıklı çalışmayan herhangi birşeye sadece karşı gelmiş olmak için karşı gelebilecek bir topluluğun ilgisini çekmek için hazırlanmış acemi bir afiş .Senin olan , senin bedenin. Zehirleme hakkın olan senin kendi bedenin ,benimki değil . Şu anda yürülükteki yasa senin bedeninle olan kişisel nefret kavganla ilgilenmiyor ,senin beni zehirlemenle ilgileniyor.Oturduğun yerden duman çıakrtmadan istersen kendini 1 kerede öldürecek kadar nikotin alabilirsin , emin ol ne müessese ceza öder ne de sen .

    YanıtlaSil
  12. "buraya kadar büyük bir zevkle takip ettiğiniz" içmihrakı hiç anlamamış olmalısınız, bu afiş yüzünden sınırı çektiğinize göre. tam tersine, şu ana kadarki en başarılı çıkışlardan biri. sigara, yeni çocuk pornografimiz oluyor. "sigarayla savaşanların" faşizmi ise iyice zıvanadan çıkıyor. şu kısa yazıyı okumanızı öneririm: http://ziriabmobile.org/?p=137

    YanıtlaSil
  13. Ziriab Mobile,

    Verdiginiz linkteki yazi o kadar alakasiz seyleri birbirine bagliyordu ki, bir an Milliyet yazari Meral Tamer okuyorum zannettim. O kalitede bir arkadas heralde kendisi, ne yazik ki ismini cikaramadim.

    Hele sigara karsitlarinin alkol, narkotik, radikal tutum ve anarsizm karsiti oldugunu iddia ettigi yerler, dunyada nadir bulunabilecek bir dusunce fakirliginin ornegi. Argumanlari saglikli degerlendiremeyen bir zihnin sacmaliklari verdiginiz linkteki yazi. Yazi hicbir mantikli dayanaga, dusunce orgusune sahip olmadigi gibi; sapkadan tavsan cikaran Bekir Coskun ve Yilmaz Ozdil'in tarzini benimsemis, alakasiz seyleri baglama konusunda.

    Sigarayla savasanların "fasizmi" mi dediniz? Siz dumaninizi herkesin agzinin icine ufleyemeyi "en dogal hakkiniz" olarak goruyorken, baska fasiste ne hacet? Degil mi ama?

    YanıtlaSil
  14. Geçelim yasaksever polemikleri, dayanaksız ajitasyonu da pratiğe bakalım... Vapurun güvertesinde bile sigara içilmiyor artık, sevmişim öyle dumansız hava sahasını..

    YanıtlaSil
  15. Yeni çocuk pornografimiz sigara değil.Sigara veya diğer tütün ürünlerini kullanmayı sağlık bozan kötü bir "bağımlılık" olmaktan çıkarıp bir marifet,bir özgürlük unsuruymuş gibi göstermeye çalışarak kendisinde diğer insanların özgürlüklerine el uzatma hakkı gören , "özgürlükler" ve "faşizm" kavramlarını ise sadece kendi sözde "hakları" ellerinden alindigi zaman anlamlandırabilen zihniyetler yeni cocuk pornografimiz . Bence ,sigara kullanıcılarının soluduğumuz havaya zehir karıştırma faşizminin sahnelenme süresi çoktan haddini aşmıştı . Bundan sonra da "Sigarayla savaşanların" faşizmi sahne alsın. Eşitlik bunu gerektirmiyor mu?

    YanıtlaSil
  16. ziriabmobile.org linki üzerinden verdiğim yazı, küçük iskender'e ait. yazıyı gönderme nedenim de, esasen son paragrafıydı. elbette edebiyat denilen unsur da bu yazının içinde, profesyonel bir yazarın ürünü olduğundan. ancak soyutlamalar ne olursa olsun, sıkıntısı çekilen durum gün gibi ortada.

    edward albee'nin "kim korkar virgina woolf'tan?" adlı oyunundan bir kısım: "...böylece zamanla mükemmel insanlardan oluşan bir ırkımız olacak. korkarım pek fazla müziğimiz, resmimiz filan olmayacak ama çok düzgün bir uygarlığımız olacak."

    böyle de açıklanabilir belki bu yazı, "anlaşılamadığına göre". ayrıca nikolai'nin dediği gibi durumlar da söz konusu ki bahsetmiyoruz bile.

    sigara endüstrisi bitirilsin dert değil, antepten tütün getirtiriz sararız, ama her yerde ama her yerde yasaklanılmasını savunmak, işte bu faşizm ve belli hayat tarzlarının, dolayısıyla belli bir insan topluluğunun yok edilmesine yönelik bir hamle.

    peki ama "birlikte" yaşayabilmemize yönelik başka bir ayarlama yapılamaz mıydı? illa bu mu?

    işte bu yüzden "tütün ürünlerinin özgürce tüketimi için uygun mekanlar hemen oluşturulmalıdır."

    YanıtlaSil
  17. Paylaşım ikonu ekleyin şu çalışmalarınıza artık.

    YanıtlaSil
  18. Sigara yasağına mal bulmuş mağribi gibi atlayan liberal guguklara:
    http://haber.sol.org.tr/yazarlar/belma-nur-kartal/ah-bir-atas-ver-16490

    YanıtlaSil
  19. Gerekli yaşamın 15-50 arasında olduğuna inandığımdan sikerim pasif içiciliği, sikerim sigaranın zararlarını. En büyük zarar şu son yıllarda bazı plates beyinli insanlarda patlak veren "sağlıklı yaşam" hastalığıdır. Kaldı ki çok klişe olacak lakin AKP yönetiminin gerçekten de sağlığımıza önem verdiğini düşünmek biraz grotesk oluyor.

    Hülasa mükemmele çok yakın bir afiş çalışması efenim.

    YanıtlaSil
  20. Ben sigara içiyorum... Bu nedenden ötürü kimse beni hiç bir mekandan, hiç bir zamandan dışlama hakkına sahip değildir. Ben hala insanım...

    YanıtlaSil
  21. bu arada unutmadan:
    http://sigarayasaginahayir.com/

    YanıtlaSil
  22. Herşey iyi güzelde ben dükkanımın yada işletmeci dükkanının camına burda sigara içilir yazdıktan sonra bedenini düşünmeyen gelmesin girmesin içeri.Burda özgürlükten bahsedenler kahvecilerin bile batma noktasına gelmelerini umursamadıkları aşikardır.Babaları onları kahve veya kıraathane ile besleyip büyütseydi okutsaydı da sigara yasağı ile çöpten yemek toplasalardı.Burda popülizmin yapmak mantıklı değil sizin burda sigara yasağı diye bağrındığınız şey küçük esnafın ezilip ölmesinden başka bişey değil.Akp ktidarı sigarayı değil sigara fabrikalarını kapatsın o vakit.Kendinize gelin......

    YanıtlaSil
  23. Su hale bak. Ne gunlere kaldik. Seviyenize kurban sizin canlar.

    Tek tek hakkinizdan gelelim:

    1) Ziriab Mobile,

    Birilerini otorite kabul ettiniz ve bir seylerin "olusturulmasini ve ortayol bulunmasini" istiyorsunuz. Peki. O zaman reel sisteme inin ve cozum onerin. Su andaki ekonomik sistemde sizce mekanlarin bir kisminin sigarasiz olmasi mumkun mudur? Hangi vatandas buna razi olacak? Digerinden 5-10 kat az kazanmaya yani. Afiste otoriteden bir istek var, "olusturulmali", tamam da ne olusturulmali?

    2) Travis and Tyler Durden,

    Analiz yoksunlugu sizde vucud bulmus efendim, ustelik kufurlu bir hal almis. Sizin neye inandiginiz umrumda degil, degil mi? Bana ne. Kac yasinda olmek istiyorsaniz, beni alakadar etmez.

    Sigara yasagi konusunu arastirmamissiniz. Yasak sagligimiz icin degil, saglik sigortasi sirketleri zarar etmesin diye konuyor. Sigara hastaliklari yuzunden sirketlerin harcadigi parayi minimize etmek amac. Bu acidan sigara sirketlerinin, tutun trostlerine karsi zaferidir. Bunu bilmiyor olabilirsiniz, arastirmak biraz mesakatli bir is, kufur etmekten zor.

    Ayrica, sigara yasagini destekliyorum ve uygar bir toplumda (nasil ki otobus icin otorite zoru olmadan siraya girmemiz uygar bir eylem ise) icilmeyecegine inaniyorum. Bunu sagligim icin falan istemiyorum, sigara dumaninin bulundugu ortamda nefes alamiyorum, kokusuna da dayanamiyorum, tiksiniyorum. Kimsenin bana bunu cektirmeye hakki yok, bunu nasil iddia edebiliyorsunuz?

    3) cemo,

    Sigara icmek istemeyen gelmesin iceri demek, "Ben istedigim gibi yasarim, gerisi umrumda degil, kimseyi de umursamam" demektir. Bunun da "Ya sev, ya terket" mantigindan ote bir tarafi yoktur (ki icmihrak'in yorumunda da yaptigi sey buydu, "isterlerse girmeyebilirler" benzeri bir ifade kullanarak). Sizin keyfiniz baskasinin azabi olamaz. Bu kadarcik seyi anlamak neden bu denli zor, anlamak mumkun degil.

    Tesekkur ediyorum,

    YanıtlaSil
  24. "Belli hayat tarzlarının, dolayısıyla belli bir insan topluluğunun yok edilmesine yönelik bir hamle" bu belli hayat tarzı nedir acaba ?sigara kullanan insanların ortak mistik ya da entellektüel bir özelleği mi var ? sigara kullanan insanlar özgürlüklerine düşkün, üretici yaratıcı düşenceye sahip elit bir topluluk mu? Herhalde bu yüzden bütün avrupa ülkelerinde kullanıcılara özel camekanlı "kafeslerde" içilmesine izin veriyorlar sigaranın.Bu yüzden yüksek vergilerle yasal düzenlemlerle insanların sigaraya ulaşmasını zorlaştırmaya çalışıyorlar.Bu yüzden sigaradan milyonlarca insan ölüyor , sevdiğini kaybediyor ve acı çekiyor .Sigara kötü bir bağımlılık.İnsanların bu alışkanlıktan uzak tutulması gerekiyor.Sigaranın asıl kötü olan tarafı da sadece kullananı değil etrafındakileri de olumsuz etkiliyor olması.İnsanların toplu olarak bulundukları yerlerde sigaranın kullanılmaması gerekiyor.
    "birlikte" yaşayabilmemize yönelik başka bir ayarlama malesef yapılamazdı çünkü kapısına koyulacak bir uyarıyla içinde uyuşuturucu kullanılabilen ya da insanların birbirini öldürebileceği mekanlar olamayacağı gibi orda bulunarak sigaranın sağlığına verdiği zararı bilmeyen insanları bu kadere mahkum etmek bence düpedüz cinayet.Bu , devletin yerine getirmekle görevli olduğu yükümlülüklerden biri.Tıpkı seni kendi aracının içinde giderken emniyet kemeri kullanmanı kanunla güvenceye alması , işverenlere işyerlerinde güvenlik tedbirleri aldırması vs gibi .

    sen sigara içiyosun .. bu nedenden ötürü kimse seni hiçbir mekandan, dışlama hakkına sahip değil.Sen hala insansın...Sigara içmeyen ne peki ?Sen içtiğin sigaranla onu dışlama hakkına sahip misin ? Sen dumanınla onu rahatsız etme sağlığını bozma hakkına sahip misin ?istemeyen gider mantığı yanlış .sen elinde sigaran ben aklımda temiz hava birbirimizi mi kovalayacağız girip oturmak için içinde sigara içmeyen insanların olduğu yerlerin avına mı çıkacağız?

    Şu kıraathane işine gelince de , batan her kıraathane bu memleketin başına gelebilecek en hayırlı şeylerden birisi bence.Bütün gün yükselen küfür ve oyun şıkırtısından başka hiçbir şey üretmeyen biryerin ne içindekilere ne de memlekete faydası dokunur . Kaldı ki kıraathane işletmecisi de çocuğunu pek okutmaz genelde merak etme ,daha çok bir adama eksik maaş vermek için batakhanesinde çay-kahve servisi yaptırır çocuk sigara dumanında astım olana kadar .

    YanıtlaSil
  25. ben solumadığım sürece istediğiniz yerde içebilirsiniz..

    YanıtlaSil
  26. Ben olaya şu açıdan bakıyorum, tüm kapalı alanlarda yasaklamak içenlere haksızlık, bazı alanlar vardır (meyhane, birahane gibi) bu yerlere giden insanların %99'u ağır şekilde sigara kullanan insanlardır. Her müessese sigara kullanımına izin verip vermeme kararını kendi seçebilir.

    Şimdi bütün kapalı alanlar yasak, her kafenin meyhanenin her çeşit dükkanda bahçeler peydah oldu, millet de bahçelerde açık alanda (hani o çok sevdiğimiz çocukların ve gençlerin görebilecekleri) keyifle sigara tellendirir oldu. Yani bu tip görüntüler genç kesimin gözüne daha çok görünür hale geldi. Bence mekan sahibi karar verebilir ya da eskisi gibi içilen bölüm içilmeyen bölüm olabilir, daha sıkı denetlenebilir bu bölümler mesela içmeyen birine kesinlikle sigara kokusu dumanı gitmesi önlenebilir. İçen birine de içmeyen biri denk gelmesi önlenebilir, şahsen ben yanımda sigara içilmemesinden aşırı rahatsız oluyorum.

    Son bir şey, patketlerin üzerine SİGARA İÇMEK ÖLDÜRÜR gibisinden koca koca puntolarla siyah kalın çerçeve içinde uyarılar yazmak paket tasarımını bozmaktan ve bu fikri uygulayanların sigara içenlerin zekası hakkındaki düşüncesini ortaya koyuyor ya da kendi düşünce yapısını, bu tip insanlar ile sigara bir toplumda azaltılamaz.

    Bence çözümü ya diktatörlük ile yasaklamak sigarayı ya da bunun tedavisinin devlet tarafından karşılanması, bu ikisi de olmuyorsa Türkiye'yi sigara içenler ve içmeyenler diye bölmek yerine buna barışçıl bir çözüm bulunması.

    Sigara kullanımına nefret de yalan yanlış abartılı istatistiklerden kaynaklanıyor, aklı başında kimse inanmıyor bunlara yapmayın lütfen artık, sigara beni kör etmez! yok daha neler

    YanıtlaSil
  27. GE hakkımızdan geldiği için konuyu uzatmanın alemi yok. Sizin gibi insanlarla karşılıklı bir içki bile içilemeyeceğinden, zaten sigara yakacak kadar da kalamayız.

    Neden bu sitedesiniz bunu anlamak zor ama. Burası da epey dumanaltı sayılır, biraz soyut düşünürseniz.

    Poşet çaylara dikkat bu arada, kanser yapıyormuş.

    YanıtlaSil
  28. Ziriab Mobile,

    Birazcık ezbere dusuncelerden kafanizi cikaramadiginiz icin benim neden bu sitede oldugumu anlayamamaniz dogal. Hala bir cesit saglik manyagi oldugumu dusunmeniz (poset cay esprisi), okudugunuzu anlayamadiginiza dair suphelerimi busbutun arttirdi.

    Sizin gibilerle zaten karsilikli icki icilmiyordu, cunku dumaninizi suratimiza dogru hoyratca puskurtuyordunuz. Ne nefes alinabiliyordu, ne de muhabbet edilebiliyordu.

    Simdi ben icki icebiliyorum istedigim gibi, siz icemiyorsunuz. Ve bunu coktan hak etmistiniz.

    Iyi gunler dilerim.

    YanıtlaSil
  29. Sevgili GE,

    Küfür ederim bunu bu kadar büyütecek birşey yok. Onu da mı yasaklatacaksınız? Analiz yoksunluğum yorumunuza birşey diyemeyeceğim zira öyle bir iddiam zaten yok lakin sizin inandığınız benim de umurumda değil, değil mi? Bana ne. Aynı şekilde sizin de kaç yaşında ölmek istediğiniz beni alakadar etmez.

    Sigara yasağı konusunu araştırmadım fakat hiç de sigorta şirketlerinin sigara yüzünden ortaya çıkan hastalıklarının masraflarını karşıladığını sanmıyorum. Sanıyorum sağlık sigortanız yok, ondan böyle konuşuyorsunuz. Bunu bilmiyor olabilirsiniz, üstelik kufur etmekten de kolay.

    Sigara yasağını desteklemiyorum. İşletmeler insan gibi havalandırma kurar kimsenin burun yahut diğer deliklerine duman girmez. Kaldı ki sanki sigara dumanından sadece içmeyenler rahatsız, değil. Ben de rahatsızım. İşletmeleri adam gibi kontrol edip, havalandırma sistemlerini kurdurtsalardı sizle biz de böyle tartışmazdık.

    Sonuç olarak ben de arabaların egzozlarından çıkan dumanlardan rahatsız oluyorum, midem bulanıyor. Rahat rahat yürüyemiyorum baldız amı gibi cillop kaldırımlarımızda, yollarımızda. Bu durumda ne yapacağız? Herkes arabasını şehirlerarası yollarda kullansın bence. Değil mi? Kimsenin bana bunu çektirmeye hakkı yok...

    Saygılar...

    YanıtlaSil
  30. Çok mantıksız ve dar görüşlü bir çalışma olmuş. Söylemek istediklerimi önceki yorumlarda söylemişler, konuyu uzatmak için kafa patlatmayacağım. Şu a.k. partisinin yaptığı tek icraat budur bunca sene içinde.

    YanıtlaSil
  31. sevgili GE;
    sigara içilen mekanların yanında içilmeyenlerinde açılması kaçınılmazdır.
    Bu durumda sigara içilen mekanlardan rahatsızlarında gidebileceği sigara içilmeyen mekanlarında varlığı ve var olması söz konusu olabilir.

    Burda köylü millet halk derken bir anda özbenliğine yüklenip kalmıssın diye düşünüyorum.

    Burda söz konusu olan işsizliğin artmasına sebebtir sadece, bu da toplumu kökten etkileyecek ekonomik bir patlamanın tetikleyicisidir.

    Uzun vadede sigara içilen mekanların kapanması halkın zaten var olmayan ekonomik düzenini baltalamaktan baska bi durum değildir.

    Diğer taraftan sigaraya yapılması planlanan %75 lik zammın sigarayı bıraktırıcı etkisi olabilir diye düşünüyorum bende sigara içmeyen birisiyim ama toplum halk ve küçük esnaf işçi konularında duyarlılığım beni bunları konusmaya itiyor.

    Şunuda eklemeden geçmemeliyim sigara zammı olmayacaktır.Nedeni ise basit milyar dolarların döndüğü bir pazar payında hiç bir şirket zararı göze alamaz.

    YanıtlaSil
  32. ve yeni bir yapay gündem maddesiyle, insanlar sonu gelmez tartışmaların derinliğinde, birbirlerinden tek kelime dahi anlamadan kinle doldular. görev tamam..

    recep tayyip erdoğan, 2009

    YanıtlaSil
  33. bir özgürlüğünüz kısıtlandı hepiniz ayağa kalktınız. şimdi anlıyor musunuz yıllardır sizin yüzünüzden temiz hava alma hakkı kısıtlanan milyonlarca insanı? (pek sanmıyorum ama :(

    YanıtlaSil
  34. kimsenin kimseyi zehirlemeye hakkı yoktur bu çok doğru. ancak kimse kendimi zehirleme hakkımı da elimden alamaz.

    Afişte yazılan "tütün ürülerinin özgürce tüketimi için uygun mekanlar..." bu yaklaşım gayet başarılı.

    sigara içilmeyen mekanlar olduğu gibi sigara içilebilen mekanlar da olmalıdır. Kişi kendi özgür iradesiyle seçimini yapıp istediği yerde zaman geçirebilir.

    hava alanı, otogar vb yerler içinde de tamamen izole sigara içilebilecek mekanlar olmalıdır. Ben 3 saat uçak beklerken sigara içme özgürlüğüm elimden bu şekilde alınamaz.

    bu uygulamanın tiryakilerin sağlığı üzerinde çok bir etkisi olacağını da düşünmüyorum.
    bir tiryaki olarak eskisinden daha az içmiyorum. Az aralıklarla da çıksam sigara içmeye, 1 yerine 2 sigarayı normalde içeceiğimin yarısı kadar zamanda içip daha çok zehiri alıyorum...

    YanıtlaSil
  35. Tamam yasağa boyun eğmek istemiyorsunuz, bedeniniz de sizin ama belki bırakırsınız sigarayı fırsattan istifade, hı?

    Linkteki belgeseli izleyin ve 10 kişiye gönderin, 1 gün içerisinde başınıza çok güzel bir şey gelecek falan demeyeceğim ama 2-3 (3.'den emin değilim, belki tekrardan başlamıştır) arkadaşım sigarayı bıraktı bunu izledikten sonra.

    http://tinyurl.com/nmwu55

    "Oh olsun, zıkkım içsinler"ciler ve "sigara içmek hakkımız, söke söke alırız" diyenler, size sesleniyorum. Yolunuz yol değil. Euheue.

    YanıtlaSil
  36. Tütünün özgürce tüketilebileceği yerlerin açılması, tütün tüketmeyenlerin özgürlüğünü kısıtlamaz. Tütün kullananlar ve kullanmayanlar aynı ortamda bulunmak zorunda değildirler. Bunu "ya sev ya terk et" mantığıyla açıklamaya çalışmak da yanlış olur. Ya sev ya terk et düşüncesi pratikte insanlara seçim bırakmaz. Türkiye dışında başka bir yerde yaşaması pratikte zor olan (neredeyse tr'de yaşamaya zorunlu olan) bir t.c. vatandaşına "ya sev ya terket" demekle bu kişiyi bir seçime zorlarız ve bu kişi ekonomik, sosyal, bir çok kısıtlama yüzünden tr'yi terk edemediğinden onu istemediği seçimlere zorlamak faşizm olur. Tütün kullanılabilen mekanlara girmek ise ne ekonomik, ne sosyal, ne de başka bir nedenden ötürü zorunlu değildir. Sigara içmeyen insanlar istediklerinde bu mekana girebilirler ama orada sigara içen insanların haklarını gasp edemezler. Tütün kullananmayanların ne kadar hakları varsa, tütün kullananların da o kadar hakları vardır.

    YanıtlaSil
  37. süper bir afiş çalışması olmuş.
    destekliyorum. hatta tşörtlere bastırılmasını, hatta sigara paketleri yapılmasını (bi ara öyle hazır paketler vardı. o yazıların üstünü kapatmak için çiçekli böcekli.) hatta bir miting felan yapılırsa orda kullanılmasını istiyorum.
    devam..

    YanıtlaSil
  38. Hemen hemen her konuya ilgisiz ve uyuşuk türkiye ahalisi, nedense bu mevzuda muazzam bir çaba içerisinde ...
    bakınız : [18Ağustos] Ankara'daki kahvehane sahipleri ve yandaşlarının düzenlediği miting ...
    "sigara içmek bizim özgürlüğümüzdür" diyen kesimin, uyuşturucuyu özgürlük addeden hippilerden ya da punk kültürünü yozlaştıran sik kafalılardan bi farkı olmadığı kanısındayım ...
    zira bu tavrın kimlere hizmet ettiğinide düşünmeliyiz
    çünkü, sigaranın(veya uyuşturucu, alkol vs...) yaygın tüketimi ile, bir sektör daha gelişiyor ...
    o da, kaçakcılıktır !
    en düşük sermaye ile başlanan bu yolun(sigara ve içki kaçakcılığı), artan sermaye ile uyuşturucu,sex ticareti ve silah kaçakcılığına dönüşmesinin sizin için önemi var mıdır bilemiyorum ...
    çünkü siz, kendinize hippi, punk ya da özgürlük kelebeği diyorsunuz, "aşk da sigara da uyuşturucu da size serbesttir"
    nasıl temin edildiğinin veya kimlerin fayda veya zarar gördüğünün önemide yoktur çünkü asıl derdiniz "kendiniz" olmuştur
    evet, sigara içmek sizin seçiminiz olablir, bu durumda bir başksının ne düşündüğünün bi önemi de olmayabilir belki, ama istemediği halde hayatını kaybetmesi...
    peki sizce bu kimin seçimi?
    işte, benim isyanımda bu nokta da başlıyor ...

    YanıtlaSil
  39. Burada bu kadar iş varken gidip bu konunun 30küsur yorum alması ve benim de ilk yorumumu buna yapmam... neyse.

    maddelendirmek moda olmuş, ben de yapçam:

    1. önce tütün tüketiminin maddi durumunu tartışalım, teoriye sonra geçeriz. ikinci el (pasif içicilik) bir yaladır. bugüne kadar pasif içicilikten ölen BİR ADET BİLE insan yoktur. (isterseniz dünya sağlık örgütüne sorun) bu yalanın söylenmesinin tek nedeni, sigara içenlere kendilerine verdikleri zarar söylendiğinde takmamaları, bu yüzden başkalarına zarar verdikleri iddia edilerek şantaj yapılmasıdır. zaten akıl var mantık var, benim ciğerlerime doğru somurduğum sigaranın ucundan çıkan, veya sigaranın ucundan çıkan OKSİJENLİ duman, nasıl olurda neredeyse benim içtiğim sigara ile ayrı zararı verir?

    2. bu yasak kollektif alandan önce, BİREYSEL TERCİH ile alakalıdır. bu yasak toplumsalda ne yapılacağından önce, birey ne yapar-ne yapamaz ile ilgilidir (OTİSAĞABEYin söyldeğinin aksine). bunun ispatı havaalanlarındaki sigara içme odalarının (adı üstünde nasıl mekanlar oldukları) daha yasaktan bir sene önce kapatılmasıdır. bu odadan zarar görebilecek tek sigara içmeyen kişi o odayı temizleyen işçi iken (ki bu kişi sigara içenlerden seçilebilir), bu odaları kilitleyip üstüne KUCAĞINDA BEBEK TUTAN KADIN RESİMLİ POSTER asmanın manası nedir? daha başka ispatı ise, yapılabilecek tonlarca düzenleme arasından "kesinlikle, hiçbir şekilde içilemez" gibi bir yasağın tercih edilmesidir.

    3. sigara tekelleri diye ağlayan solculara: tütün içmenin tek yolu kısa marlboro light değildir. tahtakale de satılıyo tütün, ha dersen ki "o tarlayı eken işçinin emekçinin hakkı", o zaman ben de senin yiyeceğini, giyeceğini kendin ürettiğin komünün adresini sorarım. kaldı ki istersem marlboro light içerim, sonuçta sen de susuz kaldığında gidip artezyen kazmak yerine, bakkaldan erikli alıyosun. ayrıca bu yaptığınızın adı "red herring"dir, "ignoratio elenchi"dir.

    4. "pasif içicilik zararlı olsun ya da olmasın, ben kokusundan tiksiniyorum" diyen BEYAZLARA: bir takım şeyleri bedeni tiksinti kozunu kullanarak rasyonalize edemezsiniz. "köri yasaklansın, hintlilerin kokusuna tahammül edemiyorum." demekten bir farkı yoktur bu tutumun.

    bu maddeye dahil olsun, son olarak, benim yaptığım işin hayati olup olmaması (su-yemek gibi), ya da zararlı olması, bu tercih hakkında başkalarına karar verme hakkı vermez.

    sıkıldım, bu kadar.

    YanıtlaSil
  40. @Adsız,

    Sigara icme ozgurlugu baskasinin ustune tukurme ozgurlugu ile pratikte farkli degildir. Sen benim ustumu basimi o boktan kokuya bezeyeceksin, beni pis kokuya maruz birakacaksin; sonra da kendime zarar verme ozgurlugum var diyeceksin.

    Neyse, gel beraber baskasinin ustune tukurme ozgurlugunu kazanalim, "anarkosendikalist" bir mucadele verelim; sonra ben sana sigara yolunda bol destek vericem bak. soz.

    YanıtlaSil
  41. sigaracı adsızndan tükürükçü adsıza,

    bilmiyorum anlaması ne kadar zor olacak ama, sigara içen insanların amacı başkalarının üstünü kokutmak değildir. yani biz ellerimizi ovuşturup "hmm bugün sağlıklı bir vatandaşın daha ciğerlerini ve kıyafetlerini pislettik" gibi bir amaç taşımıyoruz(dur heralde). kaldı ki, sigara içme eylemi bunu gerektirmiyor.

    bu yüzden "insanların üstüne tükürme" analojisi biraz sıçar. tükürme eyleminin bana verdiği bir keyif yok, ya da bu eyleme ihtiyaç duyma gibi bir durumum da yok (istisnaları karıştırmayalım). bu eylem direkt olarak art niyet taşımakta, sigara içmek ise bu tarz bir eylem değil.

    "özgürlük!" diye car car bir yerimizi yırtıp, sizin suratınıza duman üfleme gibi bir amaç gütmüyoruz (bu biz kimiz ya?). dikkat ettiyseniz işte "tütün ürünlerinin özgürce tüketimi için uygun mekanlar hemen oluşturulmalıdır." deniyor. anahtar kelime: uygun mekanlar.

    nasıl ki belediye otobüsünde sigara içmek saçmaysa (ki o günleri de gördük), sırf bir yerin çatısı var diye bila kayd ü şart sigara içememek te aynı derecede saçmadır.

    ve bu yüzden bu yasak "toplumsal alanda farklı tercihler nasıl uzlaşır?" gibi bir soruna çözüm olarak sunulmuş bir uygulama değildir. çünkü adam gidip özel olarak tahsis edilmiş, başka kimsenin girmediği, havalandırmalı, kapısı hidrolikli vs. sigara içme odasına kilit vuruyor. keşke bu toplumsal alan sorununu tartışsak. havalandırma mı, sigara odasımı, ayrı bölüm mü diye konuşsak. ama tekrar söylüyorum, yasak bununla alakalı değil. yani burada bariz bir "irrasyonal" (hahayt!) durum var. "peki neden burada içemiyorum?" sorusuna cevap verilemeyecek, açıklama getirilemeyecek binlerce durum var (balkon, vapur, sigara içme odası, havalandırmalı bar vs.)

    sizler (senin gibi düşünenler) bu şantaj makinasına yeni gelin gibi atlıyarak santaj senaryosunun tutsak rolünü oynuyosunuz. zaten belli ki bunu bekliyomuşsunuz.

    not: anarkosendikalizm ispanyada öldü. yaşansın post anarşizm!

    şaka şaka. tek bayrak. kara bayrak.

    YanıtlaSil
  42. tütüncü adsız olarak devam ediyorum ki biraz da hayret ediyorum (kendime)...

    bu anti-tütün modasının ilaç şirketlerinin satmak için can attığı son model sigara bırakma aparatları-ilaçları için nasıl bir piyasa yarattığını görmek gerek. tütün tekelleri diye carlarken, ilaç tekellerini görmemek özel bir tür körlük olsa gerek.

    böyle söylem savaşları çok hoş, ama maddiyata dokunmayan söyleme kafam girsin.

    YanıtlaSil
  43. Tükürükçü Adsız1 Eylül 2009 02:02

    Tutuncu adsiz,

    Ilac ya da saglik tekellerinin ne dolaplar dondurdugunu iyi biliyorum. Bu yasak sigaranin sebep oldugu onlarca hastalik sebebiyle milyar dolarlar kaybeden saglik sigortasi sirketleri tarafindan getirildi denebilir zaten. Bunu bilmek yasaga destegi cekmeyi gerektirmez. Cunku benim sigaraya karsi sahsi tiksintim her turlu emperyalizm mavalinin onune gecer.

    Tukurme eyleminin kotu bir amaci oldugunu, sigara icmenin amacinin ise kimsenin ustunu basini kokutmak olmadigini soylemissin. Ama ikisinin pratikte farki yoktur. Ben senin ustune tukuruyorum ve sen bunu istemiyorsun. Sen benim ustumu sigara kokutuyorsun ve ben bunu istemiyorum. Buna mecbur kaliyorsam ve tukurme eyleminin aksine agzinin ustune carpamiyorsam bu koku sebebiyle ortada daha vahim bir durum bile var.

    Sigara odalari konusunda haklisin fakat balkon, vapur ve hatta sokak konusunda haksizsin. Sigara icin olusturulabilecek en uygun cozum, cesitli mesafelerdeki odalardir. Bildigin gaz odalari evet. "Istemeyen sigarayi birakir" (Hani bunu demek moda ya). Bu oda disinda hicbir yerde sigara icilmez, en uygun cozum budur.

    Bak kardesim, ben sigaradan tiksiniyorum. Kokusundan da tiksiniyorum. Sigara kokusunu aldigim yerde nefesim dogrudan kesiliyor, bu belki bir rahatsizliktir vb. ama konusamiyorum. Hele yogun duman altinda perisan oluyorum. Ben vapurda otururken, malin teki yanima oturuyor sigarayi yakiyor ve tum duman agzima burnuma doluyor. Ne demek vapurda yasak anlamsiz? Normalde insan olan, baskasinin bu denli rahatsiz olabilecegini dusunebilen birisi (ki empati yetenegi gelismis uygar bir insandan bahsediyoruz, ucubeden degil) sigarayi vapur, kapali alan gibi yerlerde icmez zaten. Yasak dedigin insanlarin beyinsizliginin urunudur (ve maalesef yasak destekcisi durumunda olan ben de bundan utanmiyorum).

    Eskiden beridir sigara icenler oyle rahatlar ki, dunyada bir tek kendileri yasiyor. Uzgunum ama bu tip bir yasak olmasaydi, sigaradan rahatsizligimizi soz ile belirtmek bile mumkun degildi. Iki adim ileri gitmek icin bir adim geri attik.

    Sonuc: 100 metreye bir ufacik bir oda yapsinlar. Onun disinda da baskasini dusunen icmez zaten. Acikhava hikaye. O duman gelip agzini burnunu dolduruyor, sigara icen biri olarak bunu anlamaman (ve anlamayacak olman) tabii ki dogal.

    YanıtlaSil
  44. sigara içenlere gaz odaları da önerildi ya, tüm diyeceklerim anlamsızlaştı. benzetme olması yeter.

    yalnızca şunu diyeyim, yorumları okuyunca zevklerin ve tiksintilerin ne kadar koşullanmış olduklarını anımsadım. hani, kişisel tercih yanılsaması.

    YanıtlaSil
  45. Diyelim afişte bahsedilen "sigara serbest" mekanlar açıldı, 3-5 arkadaşımla bir mekana gideceğim. Tabii çoğunluğu sigara içenlerden oluşan arkadaşlarım sigara içilen mekanları seçecektir. Ben de zorunlu olarak o mekana gireceğim ya da "yok ben girmemeyim, şu sigara içilmeyen mekanda tek başıma beklerim sizi" derim. (Aynı durum bölme ile ayrılan mekanlarda da geçerli olacaktır)

    Tabii önceden belirtildiği gibi sigara içilmeyen mekan sahipleri daha az para kazanacağı için kimse öyle bir mekan açmayacak ve sonuçta yasaktan önceki hale geri dönülmüş olacak.

    Peki, sigara içenler neden 1 saat kendilerini tutup, 10-15 dakika dışarı çıkıp tüttürüp geri gelemiyor?

    YanıtlaSil
  46. "temiz hava sahası" mı?
    sigaradan rahatsız olan arkadaşlar, termik santraller, şehir ortasında görmemiş hödüklerin kullandığı arazi araçları (traktörler) vs. konularında da duyarlı olursanız ve sanalda gösterdiğiniz klavyeşörlüğü bu alanlarda sokakta da gösterirseniz samimiyetinize biraz inanacağım.

    haaa,dilerseniz gülümseyin,lakin devran döner..şimdiye kadar yazdı ve dışarıda idare ediliyordu;bakalım kışın ne olacak:)

    YanıtlaSil
  47. Afişi hazırlayan arkadaş eğer SSK, Bağ-Kur gibi bir kuruma üye ise, yani kendisine ait olan bedeninde tütün kullanımı nedeniyle ortaya çıkacak sağlık sorunlarının tedavi masraflarını kendisi ödemek yerine bizlere ödetmeyi düşünüyorsa, bilmelidir ki ben de kendime ait olan arabam ile kaza yaptığımda, hatta arabayı bilerek duvara vurduğumda, masrafları onun karşılamasını istiyorum.

    YanıtlaSil
  48. insanlarin evrensel özgurlukleri, sigara gibi zaaf unsurlari altinda, tanimlamayi yapan sahsin kisisel cikarlarini savunacak sekilde tanimlaniyor demek ki.
    icmeyenlerin, sigara icilen ortama girmeme özgurlukleri var ne demek?
    hadi bunu gectik, anarsizm istisnasiz herseye muhalif olmak degildir...

    YanıtlaSil
  49. Bir astım hastası olan ben bu yasağa karşı çıkan topunuza kafam girsin diyorum. Yasaktan sonra ancak gidebilmeye başladım barlara, cafelere. Sonuna kadar da destekliyorum bu yasağı.

    YanıtlaSil
  50. 2 yıldır tütün içen biri olarak söylemek isterim ki;

    1. Tütünü elde sararak içmek, bireysel olarak sigara tröstlerine ve sermayeye atılabilecek en şiddetli tokattır. Devlete her bir pakette paket ücretinin yaklaşık yarısı olan vergiyi vermemektir.

    Tütün içmeyi deneyin.

    2. Tütün sarmayı öğrenmek, hızlı tüketilene karşı yavaş olabilmektir. Sigarayı elde sarmayı öğrenin, öğretin.

    3. İç-mihrak'ı tütün konusunda anlayamayıp eleştirenler henüz yolun çok başındadırlar. Diğerlerinden çok daha fazla düşünmeleri ve sorgulamaları gerekmektedir. Daha fazla düşünün.

    4. Cafe'de sigara içmek isteyenler, açık havada da olsa sigara dumanından rahatsız olanlar konformist bireylerdir. Konfor, sermayenin ve düzenin en büyük silahlarından biridir. Bu bireyler de, fazla rahat olanların rahatlarını bozabilmek için kendi rahatlarından ödün vermek zorundadırlar. Konforu reddedin!

    Eğer bu konformist tutmunuzdan vazgeçmez, bireysel özgürlüğü anlamamakta ısrar ederseniz, kendinizi bir zamanlar yakın hissettiğiniz/desteklediğiniz anarşizm, bir gün sizin rahatınızı sandığınızdan çok daha fazla bozacaktır.

    Unutmayın.

    YanıtlaSil
  51. "sigara dumanını suratımıza üflemeyin" diye ünleyen insanların suratına sıçmak istiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de senin içine çektiğin sigaranın filtresine istiyorum gebeş herif.

      Sil
  52. kamuya acik kendisi kapali mekanlarda tutun mamulleri yasagini destekliyorum. sigara icen bir insan olarak bunu yapiyorum. evimde balkonda sokakta mekan bahcelerinde sigarami icebiliyorum. sigara icenler icin ayri bolmeler yapilmasina itiraz edecek degilim, lakin o bolmeler genellikle gaz odasi tadinda olduklarindan tercih etmezdim. sigara icmeyen insanin umuma acik kendisi kapali mekanda temiz hava solumak istemesini sigara icenin ozgurlugune kastetmek olarak okumayi dekadan buluyorum. dekandansi bireysel ozgurlukle savunmak bir liberal hastaligidir.

    YanıtlaSil
  53. yasakla ilgisi yok, sigara içilen "mekan" olmamalı. benim yanımda sigara yakarsan, bana siktir git demiş olursun bu kadar basit. bunu anladığında zaten kapalı yerde sigara içmezsin. otobüs durağında sigara içmezsin. (yada her ne zıkkım tütün tütense işte)

    YanıtlaSil