7 Aralık 2009 Pazartesi

Koşullu Uyaran (Çıkartma)



12 yorum:

  1. Her şey ayrı yazılsaymış keşke.

    YanıtlaSil
  2. mastürbasyonu bırak kız bul diyorsun da kolay mı o dediğin? kızlar ya çok iffetli çıkıyor ya da çıktığı oluyor.

    YanıtlaSil
  3. Bu salak zaten her şeyi okuyor, her emre olur veriyor, emir kipiyle bir yol denersek nato mermer nato kafa dank eder mi biraz, denir gibi olmuş.

    Kırmızı ihtar rengi olduğu kadar isyan rengidir, üstelik harekete ittiği kadar ölümün rengi kana da çağrışımlar yöneltir. Şimdi bu rengin hatrına ve bunca ihtarın inadına isyan edip evimde ölü balık gibi eşyaların arasında kendimi tüketmek istiyorum, insanın ayıcı özelliği madem ki seçmektir, en insancıl yanımla selam ederim (bir ara hatırlatın nanik de yapayım :)

    YanıtlaSil
  4. hacı bişey sorcam. sen nası kazanıyosun hayatını?
    mayış kaç para? işi bırakınca sen mi bakıcan bana? çok mu yüzeysel oldu.
    olsun benim seviyeme in ve cevap ver.

    YanıtlaSil
  5. bu yazıyı odamın kapısına yapıştırdım..

    YanıtlaSil
  6. bunları paylaşam ama nasıl bilmiyorum

    YanıtlaSil
  7. uf. gereksiz duygusal etkiler. tahammülsüzlükle dışarıya etki vermeye çalışmayın yahu. insanların sığındığı kültürünü, içine girdiği sağlıklı ve güvenli gerçekliğini yıkması için aklını açmaya seve seve hazır olduğu şeylerle karşılaştırın(kapitalizmi kapitalistten daha kapitalist onu son noktasına götürerek hiçliğiyle karşılaştırıncaya kadar benimseyerek yıkabilirsiniz) kimsenin aklını açamazsınız, açması zorunda olduğunu da açıklayamazsınız ve inandıramazsınız, insanların aklını açması zorunluluktan ve adalet istemindendir her zaman. hiç yoktan anlatım, açıklama, görseller ve yorum(yani yine birgerçek üretimi) ile mümkün olamaz dolayısıyla, bir kurtuluş hissinin başının okşanmasını istiyorsa birisi yönelecektir biçimsizlik ve şekilsizliğe, yoksa dürtülerek değil. siz dürtüyorsunuz. dürtülen insan istencin farkına varır söylenenin değil. budalalık. adam soruyor senin mayış ne kadar hacı diyor? adamda kurtulmak istiyor bu düzenden, kimse kendini akıllı sanmasın, herkes birçok şeyin farkında ama o içindeki kurtuluşun başı okşansa, sırtı sıvazlansa bile onun peşinden gidebilecek lüksü yok, nedeni yok, o kadar bir duygusal(manevi diye toparlayalım) birikimi yok. enerjilerini oraya yönlendiremez. işte bu konumda o kültürün duvarlarıyla, gerçekliğin, kapatıcılığıyla, bunları sığındıkça dünyada artan adaletsizlikle yüzleştirmek lazım onları. sonrasında onları rahat bırakın, seçimini o yapsın. insanlar bir istatikte olmak isteyebilirler! insanlar kendilerini canlı hissetmek istemeyedebilirler, insanlar köle de olmak isteyebilirler, insanlar faşistte olmak isteyebilirler.hakları vardır, haklarını yasaklayanların onlardan farkı yoktur. herşeyin yasağı ortadan kalktığında biçime gerek kalmayacaktır çünkü. yol göstermeyin insanlara, yine onları koyun yerine koyuyorsunuz, yine iktidardan rahatsız olurken siz iktidar oluyorsunuz. bağlantılarını kablolarını koparmayı o seçmeli, omzuna vurup iktidar var biliyor musun, her verileni okur musun sen yoksa diye yol göstermeyin gelmezler. kimse yol gösterenin peşinden gitmeyi sevmez, aptal sanmayın insanları bu kadar, o iktidara sahip çıkan dedikleriniz koyunluklarından değil, iktidar tamamen cinsel yasa ve ölüm itkisiyle bağlantılı diye peşinden gidiyorlar:: eşdeğerlik yasaları, üretim yasaları. bunların sorumluluğunu sisteme verip evinde keyif yapabilmek, istediği şeyi hayal etmeye devam edebilmek için bunları seçiyorlar. yazının tamamını okumadım bile salaklığınızdan, yine de yazı doğası gereği bir meydan okuma(baudrillard'cı terimle) ve okunmasının nedeni de iktidarın kabullenilmesinden veya zaman fazlalığından değil tamamen meydan okumaya meydan okumayla karşılık verme isteğinden, kaçınılmaz simgesel değiş tokuşun doğası gereği çoğu insan için. bu bir yana, kimse etki istemiyor, bütün gün reklamlardan ordan burdan etkilerle doluyoruz. herşey bize soru soruyor, öneride bulunuyorlar, bu böyle olmaz diyor, ve bunu yapan iletişim araçları. taktikleriniz çoğu zaman bayat, durumunuz inançsız ve duygusal, bildikleriniz bilmek zorunda olduğunuzdan bildiğiniz değil, kendinizi canlı hissetmek için yöntemlerinizden dolayı kazanımlarınız.

    YanıtlaSil
  8. iktidarın oyuncağını iktidara karşı kullanma geyikleri, var ya, oy oy, bu emin olun
    arkadaşının tavsiyesiyle kız tavlamaya benziyor ve onun kadar başarısız. iktidar hayatın bazı cevap bekleyen belirsizliklerini, değer, yasa yaratarak, iktisatla ve hukukla anlaşılır ve tartışılabilir hale getirmeye çalışır, dolayısıyla hayatın bazı yüklerinin tek başına üstlenilen sorumluluğundansa, değer ve gerçekliği kabullenmemizle kolaycılığı ve keyif denen o hissi yaşamanı sağlar, bu öyle bir rahatlıktır ki istatistik olmak bile hoşuna gider insanların, kolaycılığın bizi mahrum bıraktığı, mahkum ettiklerini göstermeden, onu mahkum etmek, işte bu dürtmektir.

    YanıtlaSil
  9. fight club filminin başındaki sahte fbi uyarı yazısı gibi olmuş biraz.

    YanıtlaSil
  10. Keşke Chuck Palahniuk denseymiş.

    YanıtlaSil